İçeriğe geç

Kur korumalı mevduat ne kadar faiz ödendi ?

Kur korumalı mevduat ne kadar faiz ödendi? İzmir’de çay masasında başlayan büyük ekonomi muhabbeti

İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Arkadaş grubunda iki şey hiç değişmez: biri “bugün ne yesek?” tartışması, diğeri de hiç anlamadığımız ekonomik konulara çok güvenliymiş gibi yorum yapmamız.

Geçen gün yine aynı sahne.

Karşıyaka’da sahilde oturmuşuz, bir yandan çay, bir yandan simit. Arkadaşlardan biri telefonu karıştırırken cümleyi bıraktı:

“Ya bu Kur korumalı mevduat ne kadar faiz ödendi acaba… milletin parasını bayağı büyütmüşlerdir ha.”

O an masa sessizleşti.

Sonra klasik refleks:

Herkes uzman kesildi.

“Ben ekonomi okumadım ama…” cümlesinin milli spor oluşu

Bizim masada ekonomi konuşulunca herkes bir anda farklı bir versiyonuna dönüşüyor.

Biri YouTube ekonomi kanalı sunucusu,

biri sokak ekonomisti,

biri de sadece özgüvenli yanlış bilgi üreticisi.

Ben mi? Ben genelde iç sesimle kavga ediyorum.

İç ses:

“Konuşma, rezil olacaksın.”

Ben:

“Yok ya basit şeyler bunlar.”

Ve başlıyorum:

“Şey değil mi o… devlet şey yapıyordu… kur artarsa karşılıyordu falan…”

Masada kahkaha.

Çünkü kimse bilmiyor ama herkes biliyor gibi yapıyor.

İşte tam burada asıl soru geliyor:

Kur korumalı mevduat ne kadar faiz ödendi?

Ve biz bu soruyu sorarken aslında şunu soruyoruz:

“Bu ülke ekonomisinde kaç tane sıfır var ve biz neden hâlâ çarpma tablosundayız?”

Kur korumalı mevduat ne kadar faiz ödendi? sorusunu Google’a değil, hayata sorunca

İnternete yazınca rakamlar çıkıyor, raporlar, analizler, tablolar…

Ama İzmir’de arkadaş ortamında bu soru şöyle çalışıyor:

“Ne kadar faiz ödendi?”

→ “Çok.”

→ “Ne kadar çok?”

→ “Çok yani, hani ev alırdık belki.”

→ “Kaç ev?”

→ “Bilmiyorum ama Bornova’dan Karşıyaka’ya kadar uzanır.”

Kimse bilmiyor ama herkes ölçüyor.

Benim kafamda ise bu soru şöyle:

“Kur korumalı mevduat ne kadar faiz ödendi?”

“Ben neden hâlâ kredi kartı ekstresine bakınca nefesimi tutuyorum?”

Bir ekonomi kavramının çay masasında stand-up gösterisine dönüşmesi

Geçen hafta başka bir arkadaş ortamı:

Alsancak’ta küçük bir kafedeyiz.

Arkadaşım elindeki tatlıyı bırakmadan ciddi bir tonla konuşuyor:

“Bak devlet KKM’ye çok faiz ödedi, biliyor musun?”

Ben:

“Ne kadar?”

O:

“İşte… çok.”

Ben:

“Bu ‘çok’ kaç TL?”

O:

“Abi rakamı söylesem zaten kafayı yersin.”

Ve burada hayatın en dürüst anı geliyor:

Kimse rakamı bilmiyor ama herkes etkisini hissediyor.

Garson geliyor:

“Bir şey daha ister misiniz?”

Hepimiz aynı anda:

“Ekonomi düzelirse bakarız.”

Garson gidiyor.

İç sesimle KKM tartışması: iki kişilik ekonomi paneli

Bazen gece eve gidince bu konuyu kafamda tekrar oynatıyorum.

İç sesim konuşmaya başlıyor:

İç ses:

“Kur korumalı mevduat ne kadar faiz ödendi biliyor musun?”

Ben:

“Hayır.”

İç ses:

“İyi.”

Ben:

“Niye iyi?”

İç ses:

“Çünkü bilsen de değişen bir şey olmayacak.”

Bu noktada iç sesim biraz fazla gerçekçi. Moral bozucu bir arkadaş gibi.

Ama sonra ben devreye giriyorum:

“Tamam ama en azından ne olduğunu anlayalım.”

İç ses:

“Anladın diyelim, sonra?”

İşte burada İzmirli ruh devreye giriyor:

Bir yandan umursamazlık, bir yandan aşırı düşünme.

Market raflarında ekonomi teorisi yapmak

Geçen gün marketteyim.

Peynir fiyatına bakıyorum.

Yanımda bir amca:

“Evladım bu ne böyle?”

Ben otomatik cevap:

“Kur korumalı mevduat…”

Amca bana bakıyor.

Ben devam ediyorum:

“Yani şey… döviz artınca devlet ödüyor falan…”

Amca:

“Ben peynir sordum.”

Ben:

“Ben de hayatı anlatıyorum amca.”

İkimiz de susuyoruz.

Kasaya gidiyoruz.

Kasiyer gülümsüyor:

“Poşet ister misiniz?”

Hep bir “ekstra ücret” gerilimi.

Kur korumalı mevduat ne kadar faiz ödendi? sorusunun sokaktaki karşılığı

Benzer Bir Yazı: Kur korumalı mevduat kazandırır mı ?

İzmir’de toplu taşımada bu konuya kulak misafiri olmak ayrı bir deneyim.

Geçen gün otobüste iki kişi konuşuyor:

“KKM’den çok faiz ödemişler ya.”

“Ne kadar?”

“Valla bir arkadaş 5 tane araba almış o parayla.”

“Modeli ne?”

“Paranın mı arabanın mı?”

İşte o an herkesin yüzünde aynı ifade:

“Ben burada neyi dinliyorum?”

Ama konu önemli.

Çünkü bu mesele sadece rakam değil, aynı zamanda güven meselesi.

İnsanlar ekonomi konuşurken aslında şunu soruyor:

“Ben bu sistemin içinde neredeyim?”

Bir arkadaş grubunun ekonomiyle sınavı

Bizim arkadaş grubunda ekonomi konuşulunca üç kategori var:

1. Her şeyi bilen ama hiçbir şeyi kanıtlayamayanlar

2. Hiçbir şey bilmeyip çok emin konuşanlar

3. Sessizce çay içip “ben evime gideyim” diyenler (ben)

Geçen gün yine aynı konu:

“Kur korumalı mevduat ne kadar faiz ödendi?”

Biri:

“Trilyon.”

Diğeri:

“Yok ya milyar.”

Üçüncüsü:

“Bence sayılar artık sembol oldu.”

Ben:

“Ben tost söyleyeceğim.”

Rakamların büyüsü ve bizim küçük kafalarımız

Ekonomi raporlarında rakamlar büyüdükçe biz küçülüyoruz gibi hissediliyor.

“Çok büyük ödeme”

“Devasa yük”

“Rekor maliyet”

Ama İzmir’de bu cümlelerin karşılığı şuna dönüşüyor:

“Abi dışarı çıkmayalım bu ay.”

“Tamam evde takılırız.”

“Netflix mi?”

“Netflix bile pahalı artık.”

Kur korumalı mevduat ne kadar faiz ödendi sorusu böylece sadece ekonomik değil, günlük yaşam planlarının sessiz yöneticisi oluyor.

Kahve fiyatı üzerinden ekonomi analizi

Bir kahve 120 TL olunca herkes ekonomist oluyor.

“Bak işte KKM yüzünden…”

“Yok enflasyon…”

“Yok küresel piyasalar…”

Sonunda kimse kahveyi içemiyor çünkü konu çok büyüyor.

Benim iç ses:

“Sen sadece latte istiyordun.”

Ben:

“Evet ama artık hayatın anlamını da çözüyorum.”

İroni: Hepimiz ekonomiyi konuşuyoruz ama kimse bütçeyi konuşmak istemiyor

Asıl komik olan şu:

Kur korumalı mevduat ne kadar faiz ödendi diye soruyoruz ama kendi aylık bütçemizi hesaplamıyoruz.

Telefon faturası:

“Bunu sonra öderim.”

Kira:

“Bir şekilde hallederiz.”

Ama ekonomi haberleri:

“Bunu mutlaka anlamalıyım.”

İzmir’de buna “modern kaçış mekanizması” diyoruz.

Bir gece düşünmesi: yatakta ekonomi semineri

Gece yatakta dönüyorum.

İç ses yine geliyor:

“Kur korumalı mevduat ne kadar faiz ödendi?”

Ben:

“Bilmiyorum.”

İç ses:

“İyi.”

Ben:

“Yine mi iyi?”

İç ses:

“Çünkü bilsen de sabah işe gideceksin.”

Bir sessizlik.

Tavanla göz göze geliyorum.

Tavan da bana hiçbir şey söylemiyor.

Son söz gibi değil, yarım bırakılmış bir sohbet gibi

İzmir’de arkadaş masasında, otobüste, markette, kafede bu konu dönüp dolaşıp aynı yere geliyor.

Rakamlar büyüyor, kelimeler büyüyor ama bizim günlük hayatımız aynı kalıyor gibi hissediyoruz.

Kur korumalı mevduat ne kadar faiz ödendi sorusu belki bir tabloyla açıklanabilir ama sokakta karşılığı çok daha basit:

Biraz şaşkınlık

Biraz kahkaha

Biraz da “biz ne ara buraya geldik?” hissi

Ve en sonunda hep aynı sahne:

Bir çay daha söyleniyor.

Gele olarak “Kur korumalı mevduat ne kadar faiz ödendi” konusunda hazırladığımız bu içeriğin beğeninizi kazandığını umuyoruz. Bir sonraki yazıda buluşmak üzere!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
https://www.maviforum.com.tr https://yoyuncak.com.tr https://ykelektrikistanbul.com.tr Sitemap
elexbettülipbet